top of page

Bir Fotoğrafı Sindirmek


“Devlet kendi şiddetine hukuk, bireyinkine ise suç adını verir.”

Max Stirner


Önemli olan hikâyedir. Hikâyesi olan şeyler bizim için anlamlı, değerli olur. Bir eser de ne kadar yetkin olursa olsun, bir hikâyesi yoksa unutulmaya mahkûmdur.


Kameranın kapsadığı kısıtlı alanı estetik olarak kullanma becerisine sahip fotoğrafçılardan biri olan Abdurrahman Antakyalı’nın 1999 yılındaki Düzce depreminde çektiği, sonradan depremle ilgili yardım kampanyalarında afiş olarak da kullanılan “Ekmekli Dede” isimli fotoğrafı da hikâyesi olan bu eserlerden biri. Bu fotoğraf, yıkılan dört katlı evinin önünde, kucağında dört ekmekle ağlayan ve 2004 yılında vefat eden Eşref Cengiz’e ait.


İbn Arabi’ye göre “kelime”, Arapça “yara izi” demektir. Ağzımızdan çıkan kelimeler muhatabımızda iz bırakır, yara açar, tıpkı tek kelimelik bu fotoğraf gibi… Kulağınızla değil, gözünüzle duyarsınız o kelimeyi…


Amerikalı fotoğrafçı Walker Evans’ın, “Daha önce defalarca söylendiği gibi, fotoğraflar kendilerini sözcükler olmadan görsel olarak ifade etmelidir, yoksa başarısız olurlar,” şeklindeki düşüncelerine çoğu zaman mesafeli yaklaşsam da aşağıdaki fotoğraf bu tespiti doğrular nitelikte.



Comentários


bottom of page