top of page

Bir Fotoğrafı Okumak


“İnsan ne harikulade bir buluş...

Isınsın diye ellerine, soğusun diye de çorbasına üfleyebilir.”

Georges Perec


Her işin başı tutku. Tutku işin imlası; imla olmadan bir metin nasıl kakofoniye dönüşürse tutkuyla yapılmayan bir uğraşı da sonunda hüsrana uğrar. Blaise Pascal’ın sayısal bilimlerden sosyal bilimlere kadar birçok alanda doğrulanmış meşhur vecizesi gereği, nasıl her seçiş bir vazgeçiş ise tutku da özünde hesapsız feragat gerektiriyor.


Malum, insan ancak bazı şeyleri yapmaktan vazgeçer ve o işlere harcayacağı vakti başka bir işe hasredebilirse o işi gerçekleştirebilir. Fotoğraf çekmek, resim çizmek, beste yapmak, yazı yazmak gibi faaliyetler de, yani sanat eseri üretme çabası da özünde bu kaideye dahildir… Konforlu düzeninden vazgeçip benzer bir işe soyunan ve Bülent Erkmen tasarımıyla Norgunk Yayınları tarafından yayımlanan fotoğraf kitabıyla ortaya yetkin bir sanat eseri çıkaran o sanatçılardan biri de Emin Altan…


Ortak bir dil taşıyan 139 fotoğraftan müteşekkil Chaosmos isimli bu kitap 12 bölümden oluşuyor. Alttaki fotoğraf, hem 6. bölümünün 6. fotoğrafı (fotoğrafta altı figürün bulunmasının da bu mizanpajda etkisi oldu mu, bilemeyeceğim) hem de kitabın 77. fotoğrafı. Kitapta hangi fotoğrafın nerede, ne zaman çekildiğiyle ilgili bir bilgi olmadığı için İngiltere’deki Maunsell Deniz Hisarlarına ait bu fotoğrafı böyle isimlendirmem gerekiyor mecburen. Zaten Emin Altan da bunun bilinçli bir tercih olduğunu belirtiyor: “Bu fotoğraf şurada, şu tarihte çekildi, bu mekânın şöyle bir tarihçesi vardır, insanlık tarihinde böyle bir misyonu olmuştur gibi bilgileri aktarma ve o mekâna yoğunlaşma gerekliliği duymadım. Oysa ben hep şunun peşinde olmayı seçtim: Orada bir hastanede boş bir yatak görüyorsunuz ve ey izleyici, bu senin orada ölen babaannendi, hisset bunu diyen…” Dolayısıyla izleyenin duygularına ulaşmaya çalışan bir yaklaşımın peşinde olduğunu söylüyor.


Kommentit


bottom of page